Datça - Mugla Kent Rehberi Kent Muğla
    • (Alış) 5.527 TL
    • (Satış) 5.537 TL
    • (Alış) 6.263 TL
    • (Satış) 6.274 TL


Datça

  • Yer Adı:: Datça
  • Şehir Türü: İlçe
  • Bağlı Merkez: Muğla

Datça


Datça , Muğla’nın sakin ve doğal güzellikleriyle ünlü  Ege ve Akdeniz’in birleşim noktasında yer alıyor. Oksijen bakımından Dünya’nın ikinci, Türkiye’nin en zengin bölgesidir. Ünlü tarihçi Strabon’un bu konuda meşhur bir sözü vardır:

“Tanrı yarattığı kulunun uzun ömürlü olmasını isterse, Datça Yarımadası’na bırakır.”


Datça’nın Tarihi

Datça yarımadasındaki buluntuların M.Ö. 2000’lere kadar uzanır. Bilinen ilk yerli halk Karyalılar’dır ve en parlak dönem Dorlar döneminde yaşar. Dorlar M.Ö. 1000 yıllarında Trakya üzerinden güneye inerek Yunanistan üzerinden bölgeye gelirler ve bugünkü Datça ilçe merkezinin 1.5 km kuzeydoğusundaki Burgaz mevkiinde Dor uygarlığının merkezi olan Knidos’u kurarlar. M.Ö. 546’da Lidya Devleti’nin Persler’in eline geçmesinin ardından Knidos ta Pers egemenliğine girmiştir.

Knidos, ticari nedenlerle, M.Ö. 4. yüzyılda yarımadanın uç noktasına, bugünkü görkemli kalıntıların izlendiği yere taşınmıştır.

Dorlar ve Romalılar yeni Knidos’a çok sayıda tapınak yapmışlardır. Şehir Afrodit heykeli ile ünlenmiş. Geç Roma ve erken Bizans döneminde tapınaklar yerlerini kiliselere bırakmış ve şehir nüfusu 70.000’lere ulaşmıştır.

Bizans’ın son dönemlerinde ise bir yandan depremler, diğer yanda korsan saldırıları ile güçsüz kalan kent tümüyle terkedilmiş; yarımada nüfusu ise binlere inmiştir.

Yarımada üzerindeki yerleşimler 13. yüzyılda Menteşoğulları Beyliği’ne bağlanmış, 15. yüzyılda ise Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına katılmış Datça olmuştur.

Son Osmanlı padişahlarından Sultan Reşat döneminde Datça ismi Reşadiye olmuş, Cumhuriyet’te ise tekrar Datça’ya dönüştürülmüştür. 1928 yılında ilçe olan Datça’nın ilk merkezi Reşadiye mahallesi olmuş, 1947’de ise bugünkü yeri olan İskele mahallesine taşınmış. Datça Yarımadası bazı haritalarda hala Reşadiye Yarımadası olarak geçer.

Ünlü matematikçi ve filozof Eudoxus, en iyi yontulmuş Çıplak Afrodit Heykeli’ni yapan Heykeltıraş Praxiteles, Skopas, Bryaxis, Mısır’daki Alexandria Feneri’nin mimarı Sostrates, Knidos’da yaşamışlardır. Afrodit heykelinin kaidesi, 8.000 kişilik tiyatro, güneş saati, Demeter Mabedi, 80 bin kişinin yaşadığı Knidos Antik Kenti kalıntılarındandır. Antik çağda çok ünlü olan, insanların onu görmek için çok uzaklardan geldiği Afrodit heykeli bugüne kadar bulunamamıştır. İlçede ayrıca, Hızırşah Köyü’nde Selçuklular’dan kalma camii, seramik atölyelerinin kalıntıları, Reşadiye Mahallesi’nde Mehmet Ali Bey Konağı, Reşadiye Camii ile Emecik Köyü’nde tapınak kalıntıları, tarihten günümüze kalan kalıntıların bazılarıdır.

Knidos

Knidos çok önemli bir ticaret merkezi olduğu kadar bir kültür ve sanat merkeziydi. Dönemin en ünlü heykeltıraşları arasında yeralan Praxiteles’in yaptığı Knidos Aphrodite Tapınağı’nda bulunan Knidos Afroditi çok önemli bir sanat yapıtıdır. İon kentlerinin de katılımıyla düzenlenen dinî festivallerde sanatçılar hep Aphrodite’i ön planda tutmuşlardır. Gezegenlerin hep aynı yörüngede hareket eden yuvarlak cisimler olduğunu bulan ünlü astronom, matematikçi ve filozof Eudoxus, en iyi yontulmuş Çıplak Afrodit Heykeli’ni yapan heykeltıraş Praxiteles, Skopas, Bryaxis ve dünyanın yedi harikasından biri olan Mısır’daki İskenderiye Feneri’nin mimarı Sastratos, Knidos’da yaşamışlardır. Afrodit heykelinin kaidesi, 8000 kişilik tiyatro, güneş saati ve Demeter Mabedi gibi bası eserler, Knidos antik kentinin önemli kalıntılarındandır. Antik çağda çok ünlü olan, insanların onu görmek için çok uzaklardan geldiği Afrodit heykeli bugüne kadar bulunamamıştır.

Palamutbükü

Palamutbükü  Datça merkeze 25 km mesafede , Datça Yarımadasının Akdenize bakan kısmında, Üç güzeller diye de anılan ( Hayıtbükü , Ovabükü , Palamutbükü ) koyların sonuncusu , maviyle yeşilin kucaklaştığı bir turistik merkez. Arabanız yoksa Palamutbükü’ne minibüslerle ulaşabilirsiniz.

Pırıl pırıl parlayan plajları, koyları , yeşilin bir çok tonunu göreceğiniz zeytin, badem ve çam ağaçları ile bir doğa harikası. Burası antik çağda limanı ve verimli arazileri ile Knidos‘un önemli bir yerleşim yeriydi. Günümüzde de Datça’nın turizm alanında parlayan yıldızlarından.

Şehir gürültüsünden uzak, sakin, huzurlu bir tatil arayanlar için ideal bir yer. Pek çok antik ve doğal güzelliklere yakınlığı da ayrı bir konu.

Palamutbükü Datça’nın en büyük koylarından, dolayısıyla uzun bir sahili var, sahili bazı kısımlarda kum, bazı kısımlarda yassı çakıllı. Palamutbükü’ne gelen ziyaretçiler tertemiz denizini unutamazlar.

Palamutbükü, sahilinin üzerinde lokantalar, çay bahçeleri, barlar bulunmakta. Hepsinin önünden denize girebiliyorsunuz. Kıyı boyunca bu işletmelerin masaları, şezlongları sıralanmakta.

Palamutbükü’nün bu kadar sevilmesinde insanının da büyük rolü var, misafirperver sıcak kanlı insanlar, turistik tesislerin ve işletmelerin birçoğu aile işletmesi.

Simi Adası

Ege ile Akdeniz’in kesiştiği bölgede bulunan Simi (Sömbeki), küçücük ama bir o kadar şirin Yunan adası . Simi, Türkçede Sömbeki ismiyle tanınıyor.  1700’lü yıllarda Oniki Ada’nın en zengin 3. adasıymış, Adanın geçim kaynağı Sünger avcılığı ve gemi yapımıymış .

Rodos‘un kuzeyindeki Simi Datça’ya 8 km uzaklıkta.

Yerleşik nüfusu yaklaşık 2 bin 500 olan Simi adası, geçimini ağırlıklı olarak turizm, balıkçılık ve ticaretle sağlıyor. Ulaşım açısından diğer Yunan adaları’na göre ana güzergah dışında kaldığından yoğun bir turist kalabalığı ile karşılaşılmıyor. Bu özelliği ile doğallığından uzaklaşmayan adaya ilgi her yıl giderek artıyor.

Hayıtbükü

Ovabükü

Eski datça


Datça’nın Akdenize Koyları
    Çiftlik Koyu
Yarımadanın güneydoğusunda ve Marmaris’tenDatça’ya gelirken ilçeye 30 km. kala. Burada ilçenin, en büyük tatil sitesi olan Aktur Tatil Sitesi bulunuyor.. Koyun arkası çamlıkla kuşatılmış. İyi bir kumsalı olan koy esas olarak site sakinlerine hizmet ediyor. Her türlü ihtiyacı karşılayacak tesis var. İlçe merkezi ile Aktur arasında minibüs seferleri düzenli.
    Kuruca Bük
Aktur Tatil Sitesi’nin 1.5 km. yakınındaki koyun çevresi okaliptüs ağaçları ile çevrili. Bu koyun plajı da daha çok sitede yaşayanlara hizmet ediyor.
    Karaincir Koyu
İlçe merkezine 15 km. uzaklıkta, Marmaris yolu üzerinde. İnce kumsalı ve sığ denizi ile daha çok küçük çocuğu olan ailelerce tercih ediliyor. Yeme-içme ve dinlenme tesislerinin bulunduğu koya Aktur ve Karaincir minibüsleri ile düzenli ulaşım sağlanıyor.
    Kargı Koyu
İlçe merkezine üç km. uzaklıkta, yürüyerek de gidilebilir. Kuzey ve güneybatı rüzgarlarına kapalı olan koyun doğal güzelliği ve sakinliği çekici. Plajı çakıllı olan koyda yeme-içme tesisleri ile küçük bir yat çekek yeri var. Belediye özel halk otobüsleri çalışıyor.
    Ova ve Hayıt Bükleri
Mesudiye Köyü’nün birbirine yakın iki koyu. İlçe merkezine 20 km. uzaklıkta. Sahile sıralanmış çok sayıda konaklama ve yeme-içme tesisi var. Hayıt Bükü’nün  plajı kum, Ova Bükü’nün ki ise çakıl-kum karışımı. Köyün minibüsleri ilçe merkezi ile düzenli ulaşım sağlıyor.
    Palamut Bükü
İlçeye 25 km. uzaklıktaki koy Knidos Ören Yeri’ne ise 15 km. Yarımadanın en ünlü plajlarından birisi. Yeme-içme tesisleri yanında konaklama tesisi de var. Uzun plajı çakıl ve kum karışımı. Plajın batısında yatlar ve balıkçı tekneleri için bir barınak var. İç tarafta ise Datça’nın ünlü badem ağaçları gözalabildiğine. Koyun biraz açığında da yerleşim olmayan küçük bir ada bulunuyor. Palamut Bükü’ne minibüsler çalışıyor.
    Akvaryum Koyu
Palamut Bükü’nün doğu tarafında ve sadece bir km. ötede. Koy küçük ama suyunun berraklığı ile ünlü. Adı da buradan geliyor. Denizin metrelerce derinliğini görmek, bir deniz gözlüğü ile su altı yaşamını izlemek mümkün. Koyun hemen yanındaki çam ağaçları da güneşten kaçanlara ve piknik yapanlara gölgelik yer sağlıyor. Kuzey ve kuzeybatı rüzgarlarına kapalı.
    Domuz Bükü
İlçe merkezinden Knidos yönüne deniz yoluyla 45 dakika kadar sürüyor. Datça Limanı’ndan küçük balıkçı teknesi kiralanabilir veya Knidos yönüne tur düzenleyen teknelerden yararlanılabilir. Etrafı çam ağaçları ile kaplı. Güney dışında bütün rüzgarlara kapalı. Geniş plajı kum-çakıl karışımı. Günübirlik gezi yapan teknelerin yüzme molası verdikleri yerlerden. Bungalovlardan oluşan küçük bir de konaklama tesisi var.

Datça’nın Egeye koyları
    Murdala Koyu
Datça ilçe merkezine 38 km. en yakın Cumalı Köyü’ne 10 km. uzaklıktaki koyun köyden sonraki yolu toprak. Koyun etrafındaki tepeler ve dağlar çam ve sandal ağaçları ile kaplı. Koya yakın düzlük kısımlarda ise zeytin ve incir bahçeleri var. Sahilin bir kısmı kum, bir bölümü ise kayalık.
    Çatı Koyları
Yarımadanın kuzeydoğusunda, ilçe merkezine 45 km. uzaklıktaki Küçük Çatı ve Çatı Koyu’nun çevresi çam ve günlük ağaçları ile kaplı. Gökova Körfezi’ne bakan koylar Marmaris karayoluna 1,5 km mesafede. Yakın iki koy doğal liman görünümünde. Rüzgarlı havalarda tekneler için güvenilir bir demirleme yeri.
    Plajlar
Kısaca tanıttığımız bütün koylar aynı zamanda plaj. Hepsinden denize girilebiliyor. Ama plaj olarak düzenlenmiş, tesis haline getirilmiş yer arayanlar için de bir çok plaj var. Mavi Bayraklı plajlar da dahil.

 

İşte Datça’nın tanınmış plajları:

 

Hastanealtı Plajı
Merkezdeki Öğretmenevi’nin doğusunda olan plaj, arka tarafındaki yükseltide bulunan Devlet Hastanesi’nin adıyla anılıyor. Kum ve çakıl karışımı olan plaj merkeze yakınlığı nedeniyle çok rağbet görüyor. Plaj çevresinde yeme-içme ve konaklama tesisi çok.

    Kızlanaltı Plajı
Burgaz Uzun Azmak ile Gebe Kum koruma alanı arasında kalan alan. İyi bir kumsalı var. Sörf meraklılarının ilgi gösterdiği bir yer. Yerli ve yabancı sörf meraklıları ile öğrenmek isteyenler her zaman uygun rüzgar alan bölgeyi tercih ediyor. Karaincir ve Aktur dolmuşları ile ulaşılabilir.
    Güllük Plajı
KaraincirKoyu’ndan bir önceki koy. Plajı iri kumlu. Daha çok yüzme bilenler için uygun. Deniz çabuk derinleşiyor.
Kumluk Plajı
Merkezde Öğretmen Evi ile Cumhuriyet Meydanı arasında. Hem plajı hem de deniz tabanı kum. Denizi oldukça sığ. Plaj çevresinde lokanta ve kafeler çok sayıda. Gün batıp da plaj sefası bitince lokantalar masalarını plaja doğru çıkarıyor. Denizle iç içe açık havada iyi bir akşam yemeği için hoş bir ortam oluşuyor.
    Taşlık Plajı
Datça Limanı ile Ilıca arasında. Liman tarafındaki kayaların içinden çıkan ve denize akan tatlı su bu kısımda az tuzlu bir alan oluşturuyor. Çakıl ve kum karışımı.
    Azganlı Plajı
Taşlık Plajı’ndan güney yönüne bir km. kadar ilerleyip Kargı Koyu yolunu izleyip Hava Radar Komutanlığı’nı geçince sola dönüp kıyıya çıkılıyor. Güneye devam edildiğinde 1.5 km. sonra denizi tertemiz küçük ve şirin plaj karşımızda.
ILICA GÖLÜ
İlçe merkezinde, Taşlık Plajı’nın güneybatı yönünde denizin hemen yanı başında minik bir göl. Sağlığa yararlı minareller içeren suyu denize göre oldukça sıcak. Gölü dağın eteklerinden doğan bir su kaynağı oluşturuyor. Etrafı duvarlarla çevrilerek bu küçük gölcük oluşturulmuş. Denizle bağlantısı kopmamış gene de. Gölde yüzülebiliyor ve denize dökülen suyun altında masaj etkisi yapan doğal duştan yararlanılıyor.
GEBEKUM KUMULU
Kumul binlerce yıl önce deniz hareketlerinin yöredeki kara tabakası ile etkileşimi sonucunda oluşmuş. Sörf Tatil Köyü ile Yolluca Ada arasındaki beş km. uzunluğunda ve 200 ile 400 metre arasında bir sahil şeridini kaplıyor. Günümüzde koruma altında ve gereken özen gösteriliyor. Denizin günümüzde bu kumulu besleyecek kadar kum çıkarmadığı, kumul oluşumunun günümüzden birkaç bin yıl önce bir fosil kumul olarak ortaya çıktığı görüşünde bilim. Kumul bitki ve hayvan olarak bir çok canlı türünü de barındırıyor. Ağaç, çalı, odunsu ve otsu 85 çeşit bitki belirlenmiş. Sonraki araştırmalarda beş bitki daha bulunarak bitki taksonu sayısı 90’a yükselmiş. Kumulda 19 kuş türü belirlenmiş.
Kaynak : http://www.datca.gov.tr , http://datcaparla.com

Datça Tanıtım Filmi


Etiketler : Muğla Kent Rehberdatca-palamutbuku

Yorum Kapalıdır.

Şehirdeki Etkinlikler


Tüm Hakları Saklıdır.